Kuzu İncikli İslim Kebabı

Bu seferki tarif arası gerçekten uzun oldu, farkındayım. Tatiller, sınavlar, işler derken uzun zamandır maillerime bakmak dışında siteyle pek de fazla ilgilenemedim. Ama sanmayın ki bu sürede yeni tarifler ve denemelerle de ilgilenemedim. Tam tersine, yukarıda bahsettiğim meşguliyetler dışında kalan vaktimin büyük bir kısmını, tariflerle ilgilenmek aldı. En azından bolca tarif okumak :))) Bir süredir de, acaba nasıl bir tarif yayınlasam diye karar veremediğimden, yeni birşey yayınlayamadım. Yani uzun bir süre ara verince, sanki okkalı bir tarif yayınlamak gerekiyormuş gibi bir his oluşuyor insanda :)).

Aslında en son Aşure yayınlamaya kesin kararlıydım ki, Aşure günü geldi geçti ama ben ne yazık ki tarifi yazıya döküp yayınlayamadım. Yine de bir sonraki Aşure Günü’ne kalmadan bir Aşure tarifi yayınlamayı düşünüyorum. Çünkü bu yıl ki Aşuremiz, sadece yılda bir kez yenemeyecek kadar güzel olmuştu. Neyse, Aşure tarifi fikri de geride kalınca, bu kez bir yemek tarifi yayınlamayı düşündüm  ve tam da bunun üzerine geçtiğimiz pazar günü Kasımpaşa  Kastamonu Pazarı’ndan, satıcısının ısrarla tarla olduğunu ve çok lezzetli olduklarını söylediği patlıcanlar denk geldi. Denk geldi gelmesine de, hani benim o kadar riayet ettiğim mevsiminde sebze meyve kullanma ilkesi ne olacaktı. Eeee şimdi niye aldık ki biz bu patlıcanları, hem de bu sonbaharın son günlerinde, bu ne perhiz bu ne salatalık turşusu diye söylenirken ben, bi yandan da patlıcanlar gayet tarla dururlarken, üstelik de artık alınmış alınmıştır değerlendirmek gerek diye düşünürken, bir süredir aklımda olan Kuzu İncikli İslim Kebabı’nı yapmaya karar verdim. Eee verdim de vermesine, bunu okuyuculara nasıl anlatayım şimdi, bu kış üstü siz de pazar pazar dolaşıp belki Güney Yarım Küre’den gelen yaz patlıcanları olur da, onlarla yaparsınız artık mı diyecektim. Elbette diyemiyeceğim ama bu tarifi vermesem de olmazdı. Çünkü gerçekten, gerçekten ve gerçekten çok lezzetli oldular. Eee ne diyeyim artık, biraz acımasızca oldu belki ama önümüzdeki patlıcan sezonuna yaparsınız sizde :)))

Camera 360

Bu arada elbetteki mevsimi dışında sebze kullanmama konusunda hala kararlıyım ( Kasımpaşa Pazarı’ndan aldığım patlıcanlar gerçekten tarla ve çok lezzetli olsa da), bu kez satıcı amcanın ısrarlarına dayanamasam da. Çünkü mevsiminde sebze yemeği, çoğunlukla ve hatta her zaman, kendi mevsiminde sebzelerle birlikte pişiriliyor. Mesela İslim Kebabı’nda yaz sebzesi olarak sadece patlıcan yok, aynı zamanda domates ve biber de var. Yani bu iş öyle bir sebzeye bulaşmakla olmuyor, bir kez bulaşınca devamı da geliyor mutlaka. Ben bu sorunu da yazdan menemenlik olarak hazırladığım misss gibi yaz domatesi ve zeytinyağı kokan, domates biber sosunu kullanarak giderdim. Ama bir daha mevsimi dışında sebze sarmalına bulaşmayacağıma kendi kendime tekrar söz vermiş de oldum. Neyse artık bu kadar günah çıkarmadan sonra tarifi vereyim de bari, bir kenarda bulunsun değil mi, nasıl olsa bir gün lazım olur :))) Hele ki böyle lezzetlisi mutlaka lazım olur.

* Maksut Aşkar’ın İslim Kebabı tarifinden uyarlanmıştır.

****

Kuzu İncikli İslim Kebabı Tarifi

Malzemeler

  1. Yarım kg. patlıcan ( Ben bostan patlıcanı kullandım ve bu nedenle İslim Kebabı’nın klasik görünümü olan bohça şeklinde saramadım, çünkü patlıcanlarımın boyu bu şekli vermek için kısa kaldı. Siz isterseniz uzun ( kemer) patlıcanlardan kullanıp bohça şeklinde yapabilirsiniz ya da benim gibi kuş yuvası biçiminde de yapabilirsiniz. Yaratıcılığınıza bağlı olarak daha farklı şekiller de verebilirsiniz elbette :))
  2. 2 adet (çok küçük olmayacak şekilde) kuzu incik
  3. 2 orta boy domates ( benim gibi menemen sos kullanacaksanız; 6 yemek kaşığı sos)
  4. 2 adet köy biberi ( menemen sos kullanınca bibere de gerek kalmıyor)
  5. 1 orta boy soğan
  6. 2 diş sarımsak
  7. 1 adet havuç
  8. 8-10 adet tane karabiber
  9. 1 tutam kekik
  10. 1 tutam biberiye (Biberiye kuzu etine çok yakışan bir baharat, tazesini kullanabiliyorsanız daha güzel bir aroma elde edersiniz.)
  11. 6 yemek kaşığı zeytinyağı
  12. 1 yemek kaşığı karışık domates- biber salçası
  13. 1 silme tatlı kaşığı şeker
  14. Tuz
  15. Yarım litre sıcak su veya varsa et suyu
  16. İncikleri bulamak için un

Yapılışı

  1. Kuzu incikleri una bulayıp iyice ısıttığımız bir tencerede ( döküm bir tencere ya da tava olursa daha iyi olur) çevirerek mühürlüyoruz (hafif kızartıyoruz).
  2. Mühürleme işlemini yaparken tenceremiz yanmasın diye zeytinyağını ekliyoruz.
  3. Mühürleme bitince ocağın altını biraz kısıp, dörde bölerek piyazlık doğradığımız soğanları ve küçük küçük doğradığımız sarımsakları da tencereye ekleyip karıştırıyoruz.
  4. 1-2 dk. sonra doğradığımız biberleri ve havucu ekliyoruz ve karıştırıyoruz. Bu malzemeleri de 1-2 dk. öldürdükten sonra küp küp doğradığımız domatesleri ve şekeri de ekleyip tekrar karıştırıyoruz.
  5. Hemen ardından baharatları ve tuzunu da diğer malzemelere ekleyip tekrar karıştırıyoruz.
  6. Son olarak salçasını karıştırıp malzemelerin içerisinde eritiyoruz ve suyunu ekleyip 45-50 dk. kadar pişiriyoruz.
  7. Kuzu incikler pişerken biz de patlıcanı alaca şekilde doğruyoruz. Doğradığımız patlıcanları şeritler halinde (ne çok ince, ne de çok kalın, yaklaşık yarım santimetre eninde olacak şekilde) kesiyoruz.
  8. Şeritler halinde doğradığımız patlıcanları yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye diziyoruz. Önce bir yüzlerine, sonra da diğer yüzlerine fırça yardımı ile önce zeytinyağı sürüyoruz, ardında tuz ve karabiber serpiştiriyoruz ve 170 derecede ısıtılmış fırında 15 dk. pişiriyoruz.
  9. İnciklerimiz piştikten sonra patlıcanların içerisine yerleştirmek için etleri kemiklerinden ayırıyoruz.
  10. Yine yağlı kağıt serili bir tepside şimdi de patlıcanlara şekil vermeye geldi sıra. Eğer palıcanlarınız uzun ise 2 adet şerit patlıcanı artı şeklinde koyarak, içerisine önce etin sosundan, sonra eti, onun üzerine de tekrar sostan koyup patlıcanları bohça şeklinde toplayıp bir kürdan yardımı ile üzerinden tutturabilirsiniz. Hatta en üstüne domates biber yerleştirip o şekilde kürdanla tutturabilirsiniz, şekli daha güzel olacaktır. Ya da patlıcanlarınız benim gibi yuvarlak ise bu durumda da önce alt kısma bir parça patlıcan koyup, iki ayrı parça patlıcanı (gül deseni yaparmış gibi) ortası boşluk kalacak şekilde alttaki patlıcanın etrafına (uçları birbirlerine sarılacak biçimde) yuvarlak şekilde sarıp, yine kenarlarından kürdan ile tutturabilirsiniz. Bu durumda da ortadaki boşluğa, önce domatesli sostan, sonra incik eti ve sonra üzerine tekrar sostan gezdirerek 170 derecede ısıtılmış fırında 15-20 dk pişiriyoruz.

Afiyet olsun…

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *